Kayıtlar

Roger Garaudy - Geleceğimizde İslam Var

Resim
Fransız siyasetçi ve düşünür Roger Garaudy bu eserini Müslüman olmadan bir yıl önce kaleme almış. Batılı bir siyasetci ve düşünürün henüz Hıristiyan'ken İslam'a bakış açısını yansıtması bakımından önemli bir eser. Kitaba yazara ve esere ait bilgi verilerek başlanıyor. Sonrasında Cezayirli tarihçi Ali Merad'ın eseri takdim bölümü var. İlk bölümde yazar rönesanstan bu yana insanlığın sadece Batı ile temsil edilmesinden yakınıyor. Bu bölümde İslamiyet'in doğuşundan önceki Arap coğrafyası anlatılıyor. İslam'ın kaderci bir din olarak yansıtılmasına karşı çıkıyor. İslam'ın beş ibadetinin manalarına dair bilgi veriliyor. İslam'da siyasi iktidar ve mülk konuları anlatılıp; İslam'ın istişareye dayalı bir siyasi düzen öngördüğü söyleniyor. Hilafetin saltanata dönüşmesinin İslam prensibine ters olduğundan bahsediliyor. Müslümanlar'ın bugünkü geçmişe bağnazca bakışı eleşirilip 'Medine Toplumu'nun ışığında geleceğe yol alınması gerektiği dile get...

İRAN BAHARI MI EMPERYALİST ATEŞİ Mİ?

30 Aralık 2006... Saddam Hüseyin Kurban Bayramı arifesinde Şii milislerce idam edildi. Aralık 2010... Arap Baharı diye adlandırılacak halk hareketleri ilk olarak İran'da baş gösterdi. Fakat İran'da kısa sürede etkisini yitirip Arap coğrafyasına sıçradı. Tunus'ta Yasemin Devrimiyle başarıya ulaşan ayaklanmalar Libya, Mısır, Yemen gibi ülkelerde mevcut diktatörlükleri yıktığı halde başarıya ulaşamadı. Suriye'de ise süreç kanlı bir iç savaşa evrildi ve Esed rejimi İran'ın desteğiyle bir milyona yakın insanı katletti. Ortadoğu'daki ayaklanmaların başlamasından yedi yıl sonra yine bir Aralık ayında gösteriler başladığı yere İran'a döndü. Ekonomik nedenlerle başlayan protestolar rejim karşıtı gösterilere dönüştü. Muhalifler 'şah şah' sloganları atıyor. Peki şah dönemi İran nedir bunu inceleyelim. 1979 İslam devriminden önce İran ABD'nin bölgedeki en büyük müttefikiydi. Seküler-batıcı bir yapıya sahip olan rejim ABD için makul bir ortaktı. Ta ki İra...

Mete Çubukçu - Bizim Filistin

Resim
Uzun yıllar işgal bölgesinde gazetecilik yapan Mete Çubukçu'nun bu kitabında Filistin meselesi konusunda 1948'den 2004'e yaşanan gelişmeler ele alınıyor. Solcu bir yazar olan Çubukçu'nun bu kitabı Filistin'e farklı bir zaviyeden bakmamızı sağlıyor. Eserde Filistin sorununun yanında Türkiye'nin Filistin'e bakış açısı da inceleniyor. Seksenlerden önce daha çok Türk solunun sahip çıktığı Filistin davasının İslami camia tarafından sahipleniş süreci anlatılıyor. Yazar kitabın hemen başında çözümün, sınırları net olarak çizilen, mültecilerin döndüğü başkenti Kudüs olan Filistin ve yine başkenti Kudüs olan İsrail ile mümkün olabileceğini söylüyor. Filistinliller'in Arap dünyasının en demokratik ve en gelişmiş ulusu olduklarını belirten yazar Arafat'ın Filistin davasının sembol ismi olduğunu dile getiriyor. Daha sonra 2000'de başlayan İkinci İntifada'yı ve gazeteci olarak şahit olduğu olayları aktarıyor. Filistin halkının dünyanın en gelişmiş ord...

Anthony Burgess-Otomatik Portakal

Resim
Eser on beş yaşındaki Alex'in liderliğini yaptığı dört kişilik çetenin darp, hırsızlık, tecavüz gibi suçlarının anlatılmasıyla başlıyor. Arkadaşlarının Alex'in liderliğinden rahatsız olması onları kahramanımıza tuzak kurmaya yönlendiriyor. Alex yaşlı bir kadını öldürüyor ve arkadaşlarının ihanetiyle aynasızlara yakalanıyor. Alex suç hayatına hapiste de son hızıyla devam ediyor. Yine ortaklaşa işlenen bir cinayet Alex'in üzerinde kalıyor. Tüm bunlar yaşanırken güvenlik politikası uğruna özgürlükleri askıya alan hükümet tarafından Ludevico adında suçluları ıslah amacıyla bir program geliştiriliyor. Alex iki yıl süren hapis hayatının ardından özgür kalma uğruna programın içeriği hakkında bilgi sahibi olmadığı halde denek olmayı kabul ediyor ve felaketine doğru sürükleniyor. İki hafta sürecek olan program Alex'e  "bu iki hafta yerine 14 yıl daha hapiste kalsaydım" dedirtecek noktaya varıyor. Kahramanımıza şiddet içerikli filmler izletiliyor ve her yemekten...

ZARRAB DAVASI

Zarrab davasıyla 17-25 Aralık operasyonlarının ABD güdümlü bir darbe girişimi olduğu bir kez daha ve bu kez kesin olarak tescillendi. ABD, on bin km öteden sınır komşusu olan Türkiye ve İran'ın aralarında ticaret yapmasını suç olarak nitelendiriyor ve iki ülkenin yetkilileri ağır suçlamalara maruz kalıyor. Birilerinin sandığı gibi ABD rüşveti ortaya çıkarıp Türkiye'ye adalet bahşetmiyor, İran'a olan ABD ambargosunu deldiği için Türkiye'yi cezalandırıyor. 2013 şartlarında bakanların yargı önüne çıkarılması devlet aygıtının altın tepside Fetö'ye sunulmasıyla aynı anlamı ifade ederdi. Fakat yargıda gerekli ayıklama yapıldıktan sonra adı geçen bakanların Yüce Divan'da yargılanması en sağlıklı yol olurdu. Asıl konumuz ise Fetö'nün ihanetinin gün yüzüne bir kez daha çıkması. Darbe yapıldığında askerler bunu bir şekilde halka açıklamaya çalışırlar. Anarşi ve terör ortamını bahane ederler. Ki 12 Eylül'den sonra Kenan Evren Taksim'deki meşhur mitinginde ...

Cengiz Aytmatov - Toprak Ana

Kırgız edebiyatının usta ismi Cengiz Aytmatov'un bu eserinde ikinci dünya savaşı sırasında erkekleri askere alınan bir Kırgız köyünün yaşadığı sıkıntılar anlatılıyor. Suvankul'un Tolgonay'a "bak bizim tarla kuşumuz, torgayımız ötüyor" demesiyle başlayan birliktelikten Kasım, Maysalbek ve Caynak adlarında üç erkek çocuk dünyaya gelir. Kasım'la evlenen Aliman ailenin yeni üyesidir. Aile bozkırdaki köyün bir nevi öncüsüdür. Biçerdöver gibi yenilikler köye onlar sayesinde gelir. Kasım babası gibi çiftciliğe meraklıdır. Maysalbek öğretmen olmak için erken yaşta köyden ayrılır. Caynak ise toplumsal faaliyetlerde öncüdür. Aile huzur ve mutluluk içinde uzun yıllar yaşar. Ta ki bir Rus genci köye savaş haberini getirene dek. Bu haberin anlamı bellidir. Köyün gençleri askere alınacaktır. Savaş ilerledikçe savaşa alınanların yaş aralığı genişler. Ailenin ve köyün erkekleri bir bir cepheye gider. Tolgonay'ın ailesinin de tüm erkekleri askere alınmıştır. Tolgonay i...

İbn Haldun - Devlet

Resim
İslam dünyasının belki de en büyük düşünce adamı İbn Haldun bu küçük eserinde devletlerin serüveni, hükümdar ve devlet yönetimi gibi konuları ele almış. Yazar her başlıktan sonra konuyu birkaç sayfada açıklamış. Sık sık görüşlerini tarihten örneklerle güçlendirmiş. Devletin kuruluşu, ilerleyişi, ihtiyarlaması, parçalanması ve yıkılması gibi konuları açıklamış. Devletin sosyal hayata ve ekonomiye nasıl bir bakış açısının olması gerektiğini anlatmış. Kitabın sonunda ise Halife Me'mun'un Mısır'a vali olarak atadığı Abdullah'ın babası Tahir bin Hüseyin'in oğluna yazdığı mektuba yer vermiş. Mektupta devlet yönetiminde ihtiyaç duyulacak dini ve ahlaki esaslara dikkat çekilmiş. İbn Haldun dinî karakteri yüksek olan devletlerin kendisinden sayıca güçlü olan devletlere karşı başarılı olacağını söylemiş. Devletin ancak din, millet, vatan, soy gayreti gibi nir asabiyetle kurulabileceğini ve ayakta kalabileceğini belirtmiş. Çok sayıda grup ve topluluğun bulunduğu bir böl...