Kayıtlar

İSLÂM DÜNYASINDA FİKİR VE PUT - MALİK BİN NEBİ

Yazar bu eserinde fikir konusundaki düşüncelerini açıklamış. Kitaba Batı medeniyetinin Robinson Crouse'u ve Doğu medeniyetinin Hay bin Yakzan hikayelerinden örneklerle başlamış. Robinson'un yalnızlıkla çalışarak; Hay'ın ise fikirler oluşturarak mücadele ettiği vurgulanmış. Çocukluktan başlanarak insanda, toplumda, medeniyette fikrin gelişim süreci anlatılmış. Şey (eşya), kişi ve fikir konusundaki düşüncelerinne yer vermiş. Yazar fikirlerin gerçekliği kadar etkililiğinin de önemli olduğunu belirterek Müslümanların gerçeklikten ziyade etkililik için mücadele vermesi gerektiği belirtmiş. Gerçekliği olmadığı halde pratikte işe yarayan ve sağlam olduğu pratik yönü olmayan fikirlerden bahsetmiş. Fikirlerin kişiler üzerinde vücut bulmasının ne gibi sorunlara yol açtığını açıklamış. Devrimci sürecin bir fikir üzerinde odaklaşmayıp; kişiler üzerinden yürütüldüğünde putlaştırmanın ortaya çıktığını belirtmiş. Bu putların fikirlere ihanet ettiğini ihanet edilen fikirlerin ise bir gün m...

MEDENİYET VE MODERNİZM - ALİ ŞERİATÎ

Şeriati'nin bu eseri iki bölümden oluşuyor. İlk bölümde kültür, medeniyet, modernizm ve  sanat konuları ele alınıyor. İkinci bölümde ise aydın, entelektüel ve peygamber kavramları inceleniyor. Yazar medeniyet ve modernizm bölümünde konuyu Doğu-Batı ekseninde ele alıyor. Modernizmin Avrupalı olmayan milletlere medeniyet adı altında empoze edildiğini söylüyor. Batı'nın son yüz elli yılda modernleştirme görevini üstlendiğini belirtiyor. Batı toplumlarının kendi hayat felsefelerini Avrupalı olmayan milletlere ihraç ettiğini dile getiriyor. Modernleşmenin Avrupalı'nın iddia ettiği gibi medenileşme değil; sadece tüketim tarzında bir değişiklik meydan getirdiğini okuyucuyla paylaşıyor. Modernleştirmenin sebebi olarak ise üretim-tüketim ilişkilerine işaret ediyor. Avrupalı olmayanların tüketim uğruna modernleştirildiğini ifade ediyor. Dünya üzerinde yaşayan herkesin homojenleştirilmesi hedefiyle insanların kendi kültüründen, tarihinden, inancından kopartılmaya çalışıldığını söylüyo...

CİHAD VE ŞİDDET DIŞI DİRENİŞ - ÜMİT AKTAŞ

Kitabın ilk bölümün de İslami terminolojide 'cihad' kavramı ele alınıyor. İkinci bölümde şahsiyetler üzerinden 'şiddetsiz direniş' kavramı işleniyor. İlk bölümde iyilik ve kötülük kavramlarıyla başlanıyor. İmanın kötülüğü düzeltmenin yanında iyiliği hakim kılma işlevinin olduğu söyleniyor. İmanın nesnel bir gerçeklik değil bir hakikat arayışı olduğu belirtiliyor. İmanın sabit bir duruş değil sürekli bir sınanış olduğu ifade ediliyor. Cihad'ın anlamının savaştan ibaret olarak anlaşılmasının İslam tarihinin bir talihsizliği olduğunu dile getiriyor. Savaşın son başvurulacak çare olduğu görüşü okuyucuyla paylaşılıyor. Cihadın hayat karşısında aktif bir tutum içerisinde olunarak, üretken bir duruş sergilemek olduğu söyleniyor. Manevi kurtuluşun siyasal kurtuluştan daha önemli olduğu bunun da şiddet dışı cihad ile sağlanabileceği ifade ediliyor. Mağdurların şiddete başvurmasının zalimlerin şiddetini meşru hale getirdiğini belirtiyor. Şiddet dışılığın pasif bir metot değil...

DEVLET BAHÇELİ

Devlet Bahçeli özellikle 2015 sonrasında ortaya koymuş olduğu tutumla Türkiye'nin terörle mücadelesinde büyük rol oynadı. Daha öncesinde de kritik meselelerde hep sorun çözücü bir yol izledi. 2002'de koalisyon ortağı olduğu dönemde erken seçim çağrısı yaparak ülkenin krizden çıkmasında öncü oldu. 2007'de meclisteki cumhurbaşkanlığı seçimi oylamalarına partisiyle katılarak 367 garabetine son verdi. Gezi Parkı olayları esnasında tabanını sokak olaylarından uzak tuttu. Pkk terörünün azıttığı 7 Haziran 2015 sonrası Chp'nin yapmış olduğu, Hdp destekli koalisyonda başbakanlık teklifini reddederek erken seçime giden yolu açtı ve istikarara katkı sağladı. Terörle mücadelede hükümete tam destek verdi. 15 Temmuz darbe girişimi esnasında ise seçilmiş iktidara verdiği açık destekle halkın darbeciler karşısında psikolojik üstünlüğü ele geçirmesine katkı sağladı. 2017'de yönetim sistemindeki değişikliğin halkın takdirine sunulması için hükümete mecliste gereken desteği sağladı. ...

Osmanlı İmparatorluğu ve Dünya Savaşı - Said Halim Paşa

Resim
Said Halim Paşa Mısır valisi meşhur Mehmed Ali Paşa'nın torunudur. 1913-1917 yılları arasında sadrazamlık yapmıştır. Bu eseri 1921'de Roma'da kaleme almıştır. 30 Aralık 1921'de Roma'da Ermeni bir komitacı tarafından şehit edilmiştir. İlk bölümde Osmanlı İmparatorluğu'nun cihan harbine giriş süreci anlatılıyor. 1914 öncesi Ermeni meselesi ve Musul petrolleri çerçevesinde İngiltere, Almanya, Rusya gibi devletlerin Anadolu'daki emellerinden bahsediliyor. Savaş öncesi Almanya ile yapılan ittifak antlaşmasının gelişim süreci açıklanıyor. Harbin ilk anlarında İtilaf ve İttifak devletleri temsilcileriyle yaptığı görüşmelere yer veriyor. Said Halim Paşa hükûmetin ilk etapta tarafsızlık politikasını kararlı bir şekilde sürdürdüğünü fakat Türkiye'nin içinde bulunduğu tecrit dolayısıyla iki taraftan birini tercih etmek zorunda kalındığını ifade ediyor. İkinci bölümde ise Osmanlı'nın savaşa katılma sebepleri ele alınıyor. Savaşın nihai hedefinin Şark me...

Osmanlı İmparatorluğu Toplum ve Ekonomi - Halil İnalcık

Resim
Eser Halil İnalcık'ın 1943-1992 yılları arasında yayımlanmış çeşitli makalelerinden oluşuyor. Makalelerde genel olarak Osmanlı İmparatorluğunun iktisadî yapısı, hukuk sistemi ve son dönem ıslahatları inceleniyor. İlk makalede köylü-sipahi ilişkileri, toprak rejimi, köylüden alınan vergiler işleniyor. Osmanlı dönemi ekonomik ve sosyal yapısının 1950'ye dek esas karakterini koruduğu belirtiliyor. Mîrî toprak rejiminin devlete bütün köylü sınıfını ve tarım ekonomisini kontrol etme imkanı tanıdığı ifade ediliyor. Bu rejimin köylü ve toprak üzerinde feodal kontrolün sağlanmasına mani olarak merkezî devlet yapısının korunmasına hizmet ettiği söyleniyor. Âyânların kontrolüne geçen toprakların da devlet müdahalesiyle tekrar mîrî arazi statüsüne kavuşturulduğu ifade ediliyor. Sipahinin sorumluluk ve hakları açıklanıyor. Sonraki bölümde İslâm arazi ve vergi sistemiyle Osmanlı'daki durum mukayese ediliyor. İslâm hukukunun Osmanlı'da tecdite uğrayarak uygulandığı dile getir...

Malcolm X - Amerika'ya Meydan Okurken

Resim
Kitap Malcolm X'in 1960 ile ölümüne dek olan zaman içerisinde yapmış olduğu çeşitli konuşmalardan oluşuyor. Her bölümün başında konuşmayla ilgili bilgilere ve fotoğraflara yer veriliyor. Malcolm zencilerin 400 yıl evvel çalıştırılmak üzere Amerika'ya getirilerek köleleştirildiğini dile getiriyor. Batı'nın askeri ve siyasi gücünün Asya ve Afrika toprakları üzerine inşa edildiğini ifade ediyor. 400 yıllık köleliğin bedeli olarak ise ABD'nin zencilere toprak vermesi gerektiğini söylüyor. Hıristiyan dünyasının siyahlara adaleti sağlayamadığını belirtiyor. Beyaz adamla birlikte yaşamak istemediklerini ve herkese kendisine ait olanın verilmesi gerektiğini dile getiriyor. Entegrasyon politikalarına sert bir şekilde karşı çıkıyor. Ayrılığın hem siyahilerin hem de ABD devletinin geleceği açısından kaçınılmaz olduğunu iddia ediyor. Zencilerin sorununun 'beyaz kafalı' diye nitelediği beyni yıkanmış, siyah olmaktan utanan siyahilere kulak verilerek ve onları muhatap...